29 Eylül 2013 Pazar

her neyse işte


kapalı bir kapı her zaman karşımda 
unutmak için onca şey aklımın ucunda 
bir rüzgar dolanıyor saçlarıma 
titriyorum özlüyorum ağlıyorum 

ne anlaşılmaz bir yan var 
nede anlatılamayacak kadar büyük acılar 
kalbi kulaklarında değil insanların 
bir masaldan öteye gidemiyor bazen ölüm bile 

susuyor bunu bilenler keşfedenler 
çok değil bir zaman sonra anlıyorlar
acıların gömüldüğü yok bir yere
anılar gidemiyor insanlar kadar uzağa



not: temoman güzel gider diye düşündüm öyleseye niye yazının başına koydun diyebilirsiniz öncede dinleyebilirsiniz fark yaratmaz ben hiçbir duyduğu bu adamdan iyi anlatamayacağım için yazımın başına koydum...

27 Eylül 2013 Cuma

ne söylemek istediğimi bir bilsem..


Korkuyorum geceden
Geceleri yağan yağmurdan
Uykularım kaçıyor hiç yoktan
Sessiz sessiz oturup bekliyorum
zaman ancak bu kadar boş geçirilebilir

Yorgunum biraz aslında
Aslında biraz az kalır
Ama umutsuzluğu da sevmiyorum
Bazen iyidir, Biraz
Sonu veya başı olmadığından
Çoğu yada azı belirtmez
İşte bu yüzden güzel biraz

Uykum kaçıyor yine
Kovalasam yorulurum
Yorgunluktansa hiç hazzetmem
Bir insan hazır olmalı her zaman
Savaşa da ölüme de
Aşık olmaya desem
Hazır olmak mümkün değil

Yine bir kibrit kutusu geçti elime
Nasıl korkuyorum
Nasıl da titriyor ellerim
Sanırsın Roma'yı ben yaktım
Tutuşturuyorum bir uçundan yakıp atıyorum hepsini
Hep böyle yaparım
Kibritler ölmeli

Rüya mı görüyorum ne
Yazıyorum yine saçma sapan
Aşık olmayı beklerken
Bir romanı okurken buluyorum kendimi
Güya çok acıklı bir aşk hikayesi

Kitaplara saygım olmasa
Kaldırıp atardım camdan masada duran
O masalsı aşk şeyini
Her neyse işte hep böyle oluyor
Aşka gelince tükeniyor kelimeler
Kelimeler tükenmeli
Aşk olacaksa eğer o masallarda ki
Öyle değil mi?


25 Eylül 2013 Çarşamba

bir karar vermenin zamanı gelmedi mi?

bir karar vermenin zamanı gelmedi mi?
bir çicek olup solmak mesela
yada bir kar tanesine dönüşmek
yazın ortasında eriyip gitmek
kuş olmak istediğin gibi
yüksekleri hayal etmeye başlarsın
küçülmek kaybolup gitmek, içinde olduğu gibi
bir özlem hep içinde el sallayamadıklarına
gülümseyerek bir hoşçakal diyemediklerine
bir nehir kenarında ağacın altında belki
belkide bir orman düzlüğünde elinde kitabın
yağmasın diye dua ederek bakıyorsun bulutlara 
yalnızlık kadar korkutmuyor aslında ıslanmak seni 
ama hiç sevmedin sen oldun olası ıslanmayı 
birşeye hazırlıksız yakalanmayı

22 Eylül 2013 Pazar

deniz

ne zor aslında bir pencereden denizi seyretmek
dalgalı bir günde veya bütün sakinliğiyle,
denize batıp kaybolan güneşi seyretmek
bir apartmanın en üst katında yaşamak
ruhunun askıya asılmış çamışırlar gibi havada kalmışlığına
kendi başınalığına alışmak ne zor aslında
ben hiç alışmak istemem
bir kuşun özgürlüğü iliğili çekici dceğildir benim için
uçabildiği kadar özgürse eğer
bir apartman monotonluğuna yakalanırsam eğer
denize yukardan bakmak korkutmazsa beni 
insanların bir başkası olğunu düşünmeye başlarsam
o baktığım denize gömün beni

21 Eylül 2013 Cumartesi

buzda uyku



bir yerlere kayboldu duygular içimde
isimleri değişmiş sokaklar gibi 
hem yabancı hem tanıdık oldum kendime
bir yanımdan kopuyor
adını koyamadıklarım 
bir türlü sahip çıkamadıklarım

yanmıyor canım uyuşuyorum 
sanki çıplak ayaklarım buzların üzerinde yürüyorum
dua ediyorum durmadan kırıl artık sende
bende kaybolup gideyim bu ıssız gecede
senin kuytu bir köşende
hiç canım yanmadan yakınmaya fırsat bulmadan
ölümü tadayım soğuk ellerinden
tenime değen buz gibi parmak uçlarından

korku dolu bir rüyadan sarsarak uyandır beni
yüzüme vur unuttuğum bütün sırlarımı
tek kişilik bir gösteri gibi, kalabalık önünde
titriyor gibi her yanım, senin karşında
baştan alıyorum içimde bütün cümleleri
tek kelime edemeyişim bu yüzden

ama sen aldırma bana 
unut hatta aklında nasıl kaldımsa
bir deli bir deli görünce çomağını saklarmış
biri aşık olunca diğeri de olursa
tam olarak ne oluyor acaba
biraz meraklıyım kusuruma bakma 

bakma hala nefes aldığıma
ölümüde geçiştirdiğimi sanma
hazır hissetmiyorum daha
bir ateş yanmalı kalbimde 
gözüm kalmalı arkamda 
ayaklarım dolanmalı birbirine
başka bir sebep arama
"daha bekleme ondan sonra....

11 Eylül 2013 Çarşamba

hiç


en sade yalnızlığın koynunda uyudum
hiç gözyaşı yoktu uyanışlarda
hep hiç olmadık zamanlarda durdum
hiç tanımadığım insanların arasında

zaman benim için canıma batmış bir kıymık parçası
belkide daha fazlası
her geçen saat her son bulan hafta
hiç olmadığı kadar derine inmiş kıymık
ve her yanı acıyan bir hiç, gecenin karanlığında

daha öncede bir çok yara aldım aslında
uykusuz gecelere ve yarım kalan cümlelere yabancı değilim
ama bu sefer canıma batıyor kıymık
gözlerim bende olmayan yarıma bakıyor
sadakati delindi ihanete batıyor aşkımız
fazla uzağa gidemeyiz

ne çok beklentim varmış gibi konuşuyorum
sadece birlikte sessizlik istiyordum
çünkü sadece hiç ve sessizlik hatırlatır sonsuzluğu
bir parçasıdır belkide onun, hiç bilmiyorum